Çocukta gözlük kullanımının önemi

Hayattaki en değerli varlıklarımız çocuklarımızdır. Onların sağlıklı bir hayat sürdürmeleri için ailelerin yapamayacağı şey yoktur. Fakat bazen ihmalden, bazen bilgi eksikliğinden dolayı sonradan telafi edilemeyecek sorunlarla karşılaşılabilir. Bu sebeple hiç sorun olmasa bile çocuklar ilk doğduklarında, 6 aylıkken ve okula başlamadan önce bir göz doktoru tarafından muayene edilmelidirler.
En ufak şüphede ise hangi yaşta olursa olsun hemen göz doktoruna başvurulmalıdır. Çünkü çocuklarda, önemsiz sanılan veya çevrenin etkisinde kalarak büyüdüğünde düzeleceği düşünülerek ihmal edilen bazı göz hastalıkları olabilir. Bunu komşular veya başka branş doktorları tespit edemez. Bunun tanısını koyacak kişi göz doktorudur.
Bebeklerde görülebilen hastalıklar katarakt, kanjonktivit, kornea hastalıkları, glokom, göz tümörleri, prematüre retinopatisi ve gözyaşı kanal tıkanıklıklarıdır.
En sık rastlanan çocukluk çağı göz hastalıkları görme kusurları, şaşılık ve göz tembelliğidir. Bu hastalıklar özellikle erken teşhis edildiğinde başarı ile tedavi edilebilir.

Yüksek meme kanseri riski taşımak

Kadınların kâbusu olan ve hayatlarını karartan meme kanserinin görülme sıklığı her geçen gün artıyor. Bazı kadınların diğer kadınlara göre daha fazla risk taşıdığını belirten uzmanlar, kimlerin daha fazla risk altında olduğunu anlattı.
Memorial Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç.Dr. Gürsel Soybir, yüksek meme kanseri riski doğurabilecek durumları şu şekilde sıraladı:
– Daha önce memede kansere öncü sayılabilecek bir lezyonun bulunmuş olması.
– Genetik olarak meme kanseri gelişimine yatkın genlerin taşınması.
– Ailesinde veya akrabalarında meme kanseri gelişmiş olması.
– Uzun süreli doğum kontrol haplarının kullanılması.
– Menopoz sonrası dönemde uzun süreli ve yüksek dozlarda östrojen replasman tedavisi yapılması.
– Çocukluk veya gençlik çağında başka bir nedenle göğüs bölgesinin ışınlanmış olması.
– Adet başlama yaşının erken, adetten kesilme yaşının geç olması.
– Hiç doğum yapılmaması veya ilk doğumunu 30 yaşından sonra yapılması.
– İlerlemiş yaş. Meme kanseri en sık 50-65 yaşları arasında görülüyor.
– Aşırı yağlı gıdalarla beslenme.
– Mamografi taramalarında yoğun meme saptanması.
– Yumurtalık ya da rahim kanseri hikayesi olması.
– Elektromanyetik alanlara ve radyasyona sürekli maruz kalınması.
http://blogyorum.com/wp-content/uploads/2008/12/meme-kanseri.jpg
Meme kanserinin belirtileri nelerdir?
1. Memede şişlik olması. Genellikle ağrısız, sertçe, hareket ettirilebilen veya yerinden oynamayan, zamanla büyüyebilen kitle varlığı.
2. Memenin genel olarak boyutunda veya şeklinde oluşan değişik olması.
3. Meme cildinde kızarıklık, morluk, yara, damar genişlemesi, içeri doğru çöküntü, yaygın küçük şişlikler, portakal kabuğu görünüşü gibi noktasal çekintiler şeklinde değişikliklerin meydana gelmesi.
4. Meme başı ve çevresinde renk ve şekil değişikliği, meme başında genişleme, düzleşme, içe çökme, yön değiştirme, kabuklanma, çatlaklar oluşması, yaralar çıkması.
5. Meme başından gelen kanlı veya kansız akıntı.
6. Koltuk altında görülebilen veya elle fark edilen ağrılı ya da ağrısız şişliklerin varlığı.
Doç. Dr. Gürsel Soybir, meme kanseri riskinizi test etmeniz için küçük bir test hazırladı.
Meme kanser riskiniz nedir?
1. İlk âdetinizi görme yaşınız kaçtır?
A) 11 yaşından sonra
B) 11 yaşından önce
2. Menopoza girme yaşınız kaçtır?
A) 55 yaşından önce
B) 55 yaşından sonra
3. İlk doğum yaşınız kaçtır?
A) 30 yaşından önce
B) 30 yaşından sonra veya hiç doğum yapmamış iseniz
4. Uzun süre doğum kontrol hapı kullandınız mı?
A) 3 yıldan daha az süreli kullanmış iseniz
B) 3 yıl ve daha uzun süre kullanmış iseniz
5. Uzak akrabalarınızda 1 veya 2 tane meme kanseri var mıdır?
A) Yok
C) Var
6. 1 tane yakın akrabanızda (anne, kız kardeş, çocuk) akrabanızda meme kanseri var mı?
A) Yok
D) Var
7. Birden fazla yakın akrabanızda meme ya da yumurtalık kanseri var mıdır?
A) Yok
E) Var
8. Yakın akrabalarınızda iki taraflı veya genç yaşta (40 yaşın altında) gelişen meme kanseri var mıdır?
A) Yok
E) Var
Puanlama:
A :0 puan, B : 1 puan, C : 5 puan, D: 10 puan, E: 20 puan
Değerlendirme:
0 puan: Bir risk faktörünüz yok. Yaşam boyu meme kanserine yakalanma oranınız %10 civarında. Standart tarama programına giriniz.
1-4 puan: Hafif risk grubundasınız. Yaşam boyu meme kanserine yakalanma riskiniz %10-15 arasında. Standart tarama programına giriniz.
5-9 puan: Orta dereceli risk grubundasınız. Yaşam boyu meme kanserine yakalanma oranınız yüzde 10-20 arasında. Standart tarama programına giriniz.
10-19 puan: Yüksek risk grubundasınız. Yaşam boyu meme kanserine yakalanma oranınız %20 nin üzerinde. Özel tarama ve takip programına ihtiyacınız var.
20-59 puan: Oldukça yüksek bir risk grubundasınız. Yaşam boyu meme kanserine yakalanma oranınız yüzde 20-85 arası. Özel tarama ve takip programına ihtiyacınız var.
Meme kanseri gelişme riski nasıl azaltılır?
1. Her ay memelerinizi kendiniz muayene ediniz.
2. Varsa risk faktörlerinizi belirleyiniz. Eğer bir risk faktörünüz varsa hangi periyotla nasıl takip edileceğinizi öğreniniz.
3. Yılda bir kere meme hastalıkları ile uğraşan bir cerraha muayene olunuz.
4. 40 yaşından sonra 2 yılda bir kez, 50 yaşından sonra her yıl düzenli mamografi çektiriniz.
5. Olabildiğince ideal kilonuzu korumaya çalışınız. Lifli gıdalar, bol sebze ve meyveye ağırlık veriniz.
6. Düzenli spor yapınız.
7. Sigara içmeyiniz, aşırı alkollü içkiden kaçınınız.

Sıcakta seks yapmayın!

Tarih 1st Ağustos 2009 Yazar admin YazdI 6 Yorum Kategori: Cinsel Sağlık

Bu aralar cinsel isteksizlik hallerindeyseniz kaygılanmayın, sorumlusu aşırı sıcaklar olabilir…
Küresel ısınmanın sıkça tartışıldığı şu günlerde Psikiyatrist Arif Verimli, vatandaşları sıcağa karşı uyardı. Verimli, aşırı sıcakların cinsel isteksizliğe bile neden olduğunu açıkladı.
Arif Verimli yaptığı açıklamada, aşırı sıcakların vücuda yaptığı olumsuz etkileri anlattı. Aşırı sıcakların biyolojik etkilerinin yanısıra psikolojik etkilerinin de bulunduğunu söyleyen Verimli, beynin yaşadığı bir biyolojik havuz bulunduğunu ve burada psikiyatrik rahatsızlıkların oluşabildiğini kaydetti. Aşırı sıcağın maruz kaldığı kafatasının, beynin içinde yüzdüğü havuzu direkt olarak etkilediğini ifade eden Verimli, bu etkileme sonrasında beynin buna göre reaksiyon ürettiğini, bu reaksiyonun da genellikle sinirlilik, dürtüsellik, tahammülsüzlük, konsantrasyon bozukluğu, dikkat eksikliği, uyku bozuklukları (aşırı uyuma ya da hiç uyuyamama), cinsel bozukluklar (cinsel istekte azalma), depresyon, mutsuzluk, aşırı hareketlilik, gibi psikiyatrik sorunları ortaya çıkardığını bildirdi.
SICAKLARIN NEDEN OLDUĞU TRAFİK KAZALARINA DİKKAT
Verimli, sıcağın insan beyninde kavrulma, ateş, kuraklık biçiminde resimlendiğini ifade ederek, bu resimlemenin de kendisini sinirlilik, dürtüsellik olarak gösterdiğini anlattı. Kış mevsiminde kişilerin zamanlarını daha fazla evlerinde geçirdiklerine dikkat çeken Verimli, “Bu sebeple, suç oluşturabilecek, davranışlara sebebiyet veren ilişkileri kurma ve insanlarla sürtüşme olasılığımız azalıyor. Oysa yazın herkes kendini dışarıya atıyor. Bu seferde daha çok insanla kontak kuruluyor, daha çok sürtüşme ortaya çıkıyor. Dikkat eksikliği ve konsantrasyon bozukluğundan trafik kazaları bile meydana gelebiliyor. Bunlara özellikle dikkat etmek gerekiyorö dedi.