Pratik ve etkili zayıflama yöntemi

Tarih 10th Mayıs 2010 Yazar admin YazdI 2 Yorum Kategori: Beslenme, Teknoloji

pratik ve etkili
Son moda zayıflama yöntemlerinin hepsi teknoloji destekli
Kalın kazakları, paltoları naftalinlemeye başlarken bütün kış şikayet ettiğimiz kilolarımız daha büyük problem olur. Siz de yumurta kapıya dayandığı anda rejime, spora başlayanlardansanız bu yılın spor trendlerine göz atmanızda fayda var.
Amerikan Egzersiz Konseyi’nin belirlediği 2010 egzersiz trendleri arasında ilk sırada, oyunlarla sporu birleştiren Wii var. Pek çok kişinin en yakın arkadaşı haline gelen Wii Fit, yediğiniz her fazla lokmayı anlıyor, ne kadar uyuduğunuzu bile fark ediyor. Wii Fit’le çalışmanın tek zor yanı, tamamen kendi kişisel disiplininize dayalı olması. Gerçi Wii Fit’i açtığınız anda, kaç gündür çalışmadığınızı söylüyor, hatta uzun süre kaçamak yaptıysanız cezalandırıyor; ama yine de o konsolun karşısına geçmek sizin elinizde.
Yine aynı araştırmaya göre, bu yıl elektronik aletler yaygınlaşacak. Adımlarınızı sayan, kalp ritminizi ölçen, bir gün içinde ne kadar hareket ettiğinizi gösteren saat görünümlü cihazlar bunlar. Yaptığınız ev işini de, dişinizi fırçalama sürenizi de hesaba katıyor ve o gün toplamda ne kadar süre aktif olduğunuzu söyleyerek puan veriyor. Amazon.com’dan satın alabileceğiniz Polar FA20 Activity Computer bu tarz cihazlara bir örnek.
Eğer iPhone ya da iTouch’ınız varsa, yüzlerce zayıflama ve spor uygulamasından birini seçebilirsiniz. Vücut kaslarını gösteren ve güçlendirmek istediğiniz bölgeye göre egzersiz seçenekleri belirleyen, hareketler gösteren iFitness en popüler uygulamalardan biri.
TWITTER’LA ZAYIFLAYIN
Her anını Twitter’da geçirenler için zayıflamaya yönelik uygulamalar var. En başarılısı, tweetwhatyoueat.com. Bu adrese kaydolurken kilonuzu ve kaç kilo vermek istediğinizi yazıyorsunuz. Sonra siteyi yiyecek günlüğü gibi kullanabiliyor ve yediğiniz her yemeğin ortalama kalorisini öğrenebiliyorsunuz. Hatta Twitter’da #tweetwhatyoueat yazarak, bu uygulamanın 19 bin kullanıcısıyla ne yediğinizi paylaşabiliyorsunuz. Bunun size ne faydası mı olacak? Öncelikle, yiyecek günlüğü tutarak, her gün yememeniz gereken neler yediğinizi göreceksiniz. Ayrıca diğer kullanıcılarla ortak sorunlar yaşadığınız için, birbirinizi yönlendirerek ve cesaretlendirerek diyetinize daha sıkı sarılacaksınız.
FITNESS VE DANSI BİRLEŞTİRİN
Spor trendleri bu yıl üçe ayrılıyor: Klasik pilates ya da kardiyo çalışmaları, kısa sürede tamamlanan ama 1.5-2 saatlik çalışmaya eşdeğer sayılan Power Plate gibi aletlerle yapılan sporlar ve geçen yıl Türkiye’de de dersleri başlayan Zumba gibi dansla sporu birleştiren grup aktiviteleri. ABD’de şu aralar çok popüler olan parti havasındaki fitness dersleri, Türkiye’de Hillside’da veriliyor. Canlı DJ müziği eşliğindeki fitness partilerine, üye olmayanlar da katılabiliyor. Bu grup derslerinde dans ve fitness birleştiriliyor. Böylece eğlenerek zayıflayabiliyorsunuz.
MADONNA VÜCUDU İSTER MİSİNİZ?
Geçtiğimiz aylarda Türkiye’ye de gelen ve yeni fitness çılgınlığını tanıtan Johny G.’nin yeni buluşu kranking, Penelope Cruz ve Jeniffer Lopez gibi ünlülerin de favorisi. Johnny G. spinning’in yaratıcısı. Kranking ise bir nevi ‘kol bisikleti.’ Özellikle bedenin üst kısmının mükemmel şekilde çalışmasını sağlıyor. En önemli özelliği ise bedensel engellilerin de kullanımına uygun olması. Madonnavari bir vücut isteyen kadınlar şu aralar kranking derslerine katılıyor ya da evlerine bir krank cycle alıyor.
Arkadaşla rekabet, diyette başarı getiriyor
Northwestern Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre, evcil hayvanıyla birlikte kilo verme programına başlayan kişiler çok daha çabuk sonuca ulaşıyor. Birlikte düşük kalorili bir diyete başlayıp, haftada üç gün de 30’ar dakikalık egzersiz yapınca; köpeklerin de sahiplerinin de daha kolay kilo verdiği görülmüş. Evcil hayvanınız yok mu? O zaman şunu aklınızdan çıkarmayın: Arkadaşlarıyla birlikte diyete ve spora başlayanlar, işin içine biraz da rekabet girince daha başarılı oluyorlar.
Düzenliyen: BK

Göğüs Kanserine Tedavi Umudu

Bilim dünyasından göğüs kanseri hastalarını sevindirecek yeni bir buluş haberi geldi. Kanadalı bilim adamlarınca geliştirilen yöntemin, göğüs kanseri hastalığını yüzde 80 oranında kesin tedavi ettiği ifade ediliyor…
Dr. Marc Wrana’nın The Journal Nature Biotechnology’nin son sayısında yayımlanan bilimsel makalesine göre, DyNeMo (Dynamıc Network Modularity) adı verilen ve Kanada’nın Toronto Mount Sinai Hastanesi bünyesindeki Samuel Lunenfeld Araştırma Entitüsü bilim adamlarından Dr. Marc Wrana tarafından geliştirilen yöntem, göğüs kanserinde kanserli hücrelerin vücutta dağılacakları bölgelerin önceden belirlenmesine yarıyor.
Yeni teknolojiyle her hastanın kanserli tümörlerinin yapısı ve dağılma yönleri belirlenerek, bu hücrelerin durdurulması sağlanabilecek. Makalesinde, yeni yöntemle bugüne kadar göğüs kanseri 350 kadın hastanın tümör takibinin yapıldığını belirten Dr. Marc Wrana, “Her tümörün ayrı bir protein ağı organizasyonuna sahip olduğunu belirledik. Böylece, tedavinin seyri içinde hangi ağ üzerinde ne tür bir müdahale yapabileceğimize şimdi daha kolay ve çabuk karar verebileceğiz. Bu da, hastalığın yüzde 80 oranında kesin tedavisi anlamına geliyor” diye yazdı.
DyNeMo yönteminin dünyanın değişik yerlerindeki kanser araştırmaları merkezleriyle ortak bir ağ üzerinde kullanılabileceğini belirten Wrana, “böylelikle, daha çok çeşitli vakaya ilişkin deneyimlerini hastalığın ortadan kaldırılması amacıyla kullanabileceklerini” kaydetti.

Domuz Gribi Nasıl Bulaşıyor?

Domuz gribi çoğunlukla solunum yolu ile insanlara bulaşıyor…
Hasta insanların genelinde öksürük ve aksırığıyla havaya bir çok damlacık saçıldığını, ve konuşurken 250-300, öksürürken 4 bin kadar damlacığın havaya karışıp virüsü taşıyan kişinin öksürüp hapşırması durumunda, 4 metreye kadar hiç temas etmeseniz dahi size bulaşması mümkün oluyor. Havaya saçılan partiküller havada uzunca bir süre etkl bir biçimde kalabiliyor ve bunların solunmasıyla solunum yoluyla ciğerlerden nüfus ederek kişiye geçiyor.
Bunun dışında ise öksürük ve hapşırık sırasında mikrobun göz mukozasına yerleşme yaparak hastalığın bulaşır. Yine eller ile, yakın temas çok önemlidir. Bu nedenle hasta insanların mutlaka izole edilip, toplu bulunulan yerlerden uzak durmaya dikkat etmesi, ve maske takması gereklidir. Ayrıca sık sık ellerin yıkanması yapılacak başlıda temizlik görevlerindendir.
Okullar, sinemalar, Cafeler, ulaşım araçları, Eğitim yerleri gibi topluca bulunulan yerlerde risk dahada fazladır. Bütün vatandaşların sık sık el ve yüz yıkamayı bu dönemde dahada fazla önemsemelidir. Öpüşmeye, tokalaşmaya biraz ara vermeli ve bu türden bulaşabilecek hastalıkları düşünmeliyiz. Hastalık bulaştırma bilinciyle, hastaların, öksüren kişilerin, hapşuran kişilerin maske takması, öksürüp aksırırken mendil kullanmanın alışkanlık haline getirimesi ve sık sık ellerin yıkanması lazım…

Hamile Kadınların Dikkat Etmesi Gerekenler

Özel bir sakınca yoksa gebelik normal yaşantınızı etkilemez.Normal yaşantınızı sürdürün.
Düzenli olarak gebelik kontrollerinizi yaptırın.
Doktora danışmadan ilaç kullanmayın.
İlk üç ay içinde röntgen çektirmeyin,röntgen çekilen alanlarda durmayın.
Ateşli ve döküntülü hastalardan uzak durun.
Kan grubunuzu mutlaka öğrenin.
Tetanoz aşınızı yaptırın.
Meme bakımınıza gebelikte başlayın.
Alkol ve sigara içmeyin.
Beslenmenize dikkat edin.
Diş bakımına önem verin.
Geceleri en az sekiz saat uyuyun.
Rahat,geniş ve doğal giysiler kullanın.
Sık sık banyo yapın.
Cinsel organ temizliğine dikkat edin.
Uzun yolculuklardan kaçının.
Çok ağır iş yapmayın.
Yürüyüş ve hareket yapın.
Doğumunuzu bir sağlık kuruluşunda yapın.

Çocukta gözlük kullanımının önemi

Hayattaki en değerli varlıklarımız çocuklarımızdır. Onların sağlıklı bir hayat sürdürmeleri için ailelerin yapamayacağı şey yoktur. Fakat bazen ihmalden, bazen bilgi eksikliğinden dolayı sonradan telafi edilemeyecek sorunlarla karşılaşılabilir. Bu sebeple hiç sorun olmasa bile çocuklar ilk doğduklarında, 6 aylıkken ve okula başlamadan önce bir göz doktoru tarafından muayene edilmelidirler.
En ufak şüphede ise hangi yaşta olursa olsun hemen göz doktoruna başvurulmalıdır. Çünkü çocuklarda, önemsiz sanılan veya çevrenin etkisinde kalarak büyüdüğünde düzeleceği düşünülerek ihmal edilen bazı göz hastalıkları olabilir. Bunu komşular veya başka branş doktorları tespit edemez. Bunun tanısını koyacak kişi göz doktorudur.
Bebeklerde görülebilen hastalıklar katarakt, kanjonktivit, kornea hastalıkları, glokom, göz tümörleri, prematüre retinopatisi ve gözyaşı kanal tıkanıklıklarıdır.
En sık rastlanan çocukluk çağı göz hastalıkları görme kusurları, şaşılık ve göz tembelliğidir. Bu hastalıklar özellikle erken teşhis edildiğinde başarı ile tedavi edilebilir.