Sigara içene kız yok

Tarih 22nd Ocak 2012 Yazar admin YazdI 0 Yorum Kategori: Aile Sağlığı


Sigara içilmesi yasaklanan köyde yasağı delene kız da vermiyorlar
Kastamonu’nun Taşköprü ilçesine bağlı Ortaöz köyünde köy muhtarlığınca sigara içilmesinin yasaklandığı ve 6 yıldır sigara içilmediği haberini 26 Şubat 2009 da tüm Türkiye öğrenmişti.
Dumansız hava sahasının 4. yılı nedeniyle düzenlenen törene Sağlık Bakanı Recep Akdağ, AK Parti Ankara Milletvekili ve TBMM Sağlık Komisyonu Başkanı Cevdet Erdöl ve Yeşilay Başkanı Muharrem Balcı da katıldı.
Akdağ, Türkiye’de 2008 yılında yüzde 31’lerde olan sigara kullanımının 2010 yılında yüzde 27’lere düştüğünü ifade etti. Bakan Akdağ, programda Türkiye’de 4 yıl önce birçok vatandaşın sigara dumanından rahatsız olduklarını anlatarak, kendilerinden yardım istediklerini anlattı.
SİGARAYI YASAKLAYAN MUHTARLARA PLAKET
Türkiye’de sigara içilmeyen köy olarak gündeme gelen Kastamonu Taşköprü’ye bağlı Ortaöz köyü muhtarı Mahmut Sezer de davet edildi. Bakan Akdağ, daha sonra Türkiye’nin bazı köylerinde sigarayı yasaklayan muhtarlara plaket verdi. Bunlardan biri de Ortaöz köyünün muhtarı Mahmut Sezer oldu.
KIZ VERMİYORLAR
Ortaöz köyü muhtarı Mahmut Sezer, köylerinde 8 yıldan bu yana sigara içirmediklerini ifade ederek, Sağlık Bakanlığının bu çalışmasına destek verdiklerini söyledi.
Öte yandan, sigara dumanının olmadığı köyde sigara içene kız bile verilmediği öğrenildi.
Ekleyen: Arif BK
Kaynak: Haber Türk Sağlık Gazetesi

Göğüs Kanserine Tedavi Umudu

Bilim dünyasından göğüs kanseri hastalarını sevindirecek yeni bir buluş haberi geldi. Kanadalı bilim adamlarınca geliştirilen yöntemin, göğüs kanseri hastalığını yüzde 80 oranında kesin tedavi ettiği ifade ediliyor…
Dr. Marc Wrana’nın The Journal Nature Biotechnology’nin son sayısında yayımlanan bilimsel makalesine göre, DyNeMo (Dynamıc Network Modularity) adı verilen ve Kanada’nın Toronto Mount Sinai Hastanesi bünyesindeki Samuel Lunenfeld Araştırma Entitüsü bilim adamlarından Dr. Marc Wrana tarafından geliştirilen yöntem, göğüs kanserinde kanserli hücrelerin vücutta dağılacakları bölgelerin önceden belirlenmesine yarıyor.
Yeni teknolojiyle her hastanın kanserli tümörlerinin yapısı ve dağılma yönleri belirlenerek, bu hücrelerin durdurulması sağlanabilecek. Makalesinde, yeni yöntemle bugüne kadar göğüs kanseri 350 kadın hastanın tümör takibinin yapıldığını belirten Dr. Marc Wrana, “Her tümörün ayrı bir protein ağı organizasyonuna sahip olduğunu belirledik. Böylece, tedavinin seyri içinde hangi ağ üzerinde ne tür bir müdahale yapabileceğimize şimdi daha kolay ve çabuk karar verebileceğiz. Bu da, hastalığın yüzde 80 oranında kesin tedavisi anlamına geliyor” diye yazdı.
DyNeMo yönteminin dünyanın değişik yerlerindeki kanser araştırmaları merkezleriyle ortak bir ağ üzerinde kullanılabileceğini belirten Wrana, “böylelikle, daha çok çeşitli vakaya ilişkin deneyimlerini hastalığın ortadan kaldırılması amacıyla kullanabileceklerini” kaydetti.

Domuz Gribi Nasıl Bulaşıyor?

Domuz gribi çoğunlukla solunum yolu ile insanlara bulaşıyor…
Hasta insanların genelinde öksürük ve aksırığıyla havaya bir çok damlacık saçıldığını, ve konuşurken 250-300, öksürürken 4 bin kadar damlacığın havaya karışıp virüsü taşıyan kişinin öksürüp hapşırması durumunda, 4 metreye kadar hiç temas etmeseniz dahi size bulaşması mümkün oluyor. Havaya saçılan partiküller havada uzunca bir süre etkl bir biçimde kalabiliyor ve bunların solunmasıyla solunum yoluyla ciğerlerden nüfus ederek kişiye geçiyor.
Bunun dışında ise öksürük ve hapşırık sırasında mikrobun göz mukozasına yerleşme yaparak hastalığın bulaşır. Yine eller ile, yakın temas çok önemlidir. Bu nedenle hasta insanların mutlaka izole edilip, toplu bulunulan yerlerden uzak durmaya dikkat etmesi, ve maske takması gereklidir. Ayrıca sık sık ellerin yıkanması yapılacak başlıda temizlik görevlerindendir.
Okullar, sinemalar, Cafeler, ulaşım araçları, Eğitim yerleri gibi topluca bulunulan yerlerde risk dahada fazladır. Bütün vatandaşların sık sık el ve yüz yıkamayı bu dönemde dahada fazla önemsemelidir. Öpüşmeye, tokalaşmaya biraz ara vermeli ve bu türden bulaşabilecek hastalıkları düşünmeliyiz. Hastalık bulaştırma bilinciyle, hastaların, öksüren kişilerin, hapşuran kişilerin maske takması, öksürüp aksırırken mendil kullanmanın alışkanlık haline getirimesi ve sık sık ellerin yıkanması lazım…

Hamile Kadınların Dikkat Etmesi Gerekenler

Özel bir sakınca yoksa gebelik normal yaşantınızı etkilemez.Normal yaşantınızı sürdürün.
Düzenli olarak gebelik kontrollerinizi yaptırın.
Doktora danışmadan ilaç kullanmayın.
İlk üç ay içinde röntgen çektirmeyin,röntgen çekilen alanlarda durmayın.
Ateşli ve döküntülü hastalardan uzak durun.
Kan grubunuzu mutlaka öğrenin.
Tetanoz aşınızı yaptırın.
Meme bakımınıza gebelikte başlayın.
Alkol ve sigara içmeyin.
Beslenmenize dikkat edin.
Diş bakımına önem verin.
Geceleri en az sekiz saat uyuyun.
Rahat,geniş ve doğal giysiler kullanın.
Sık sık banyo yapın.
Cinsel organ temizliğine dikkat edin.
Uzun yolculuklardan kaçının.
Çok ağır iş yapmayın.
Yürüyüş ve hareket yapın.
Doğumunuzu bir sağlık kuruluşunda yapın.

Çocukta gözlük kullanımının önemi

Hayattaki en değerli varlıklarımız çocuklarımızdır. Onların sağlıklı bir hayat sürdürmeleri için ailelerin yapamayacağı şey yoktur. Fakat bazen ihmalden, bazen bilgi eksikliğinden dolayı sonradan telafi edilemeyecek sorunlarla karşılaşılabilir. Bu sebeple hiç sorun olmasa bile çocuklar ilk doğduklarında, 6 aylıkken ve okula başlamadan önce bir göz doktoru tarafından muayene edilmelidirler.
En ufak şüphede ise hangi yaşta olursa olsun hemen göz doktoruna başvurulmalıdır. Çünkü çocuklarda, önemsiz sanılan veya çevrenin etkisinde kalarak büyüdüğünde düzeleceği düşünülerek ihmal edilen bazı göz hastalıkları olabilir. Bunu komşular veya başka branş doktorları tespit edemez. Bunun tanısını koyacak kişi göz doktorudur.
Bebeklerde görülebilen hastalıklar katarakt, kanjonktivit, kornea hastalıkları, glokom, göz tümörleri, prematüre retinopatisi ve gözyaşı kanal tıkanıklıklarıdır.
En sık rastlanan çocukluk çağı göz hastalıkları görme kusurları, şaşılık ve göz tembelliğidir. Bu hastalıklar özellikle erken teşhis edildiğinde başarı ile tedavi edilebilir.